Dil ve Edebiyat (211. Sayı)
Dergi Ücreti : 24 ₺
Genel Yayın Yönetmeni’nden…
ÖZCAN ÜNLÜ
Hafızanın Direnişi ve Kalbin Medeniyeti
Kıymetli Dil ve Edebiyat Okurları,
Temmuz 2026 tarihli 211. sayımızla, kelimelerin haysiyetini savunmaya, medeniyetimizin köşe taşlarını selâmlamaya ve hafızamızı taze tutmaya devam ediyoruz. Bu sayımızın kapağını araladığınızda, ilk olarak, kurucu irademizin ve dil davamızın öncülerinden Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Genel Başkanı Ekrem Erdem’in “Kelimelerin Haysiyeti veya Türkçenin Varlık Meselesi” başlıklı ufuk açıcı yazısıyla karşılaşacaksınız. Dil, bir milletin sadece anlaşma vasıtası değil; var olma, direnme ve geleceği inşa etme kalesidir. Bizler de bu kalede nöbet tutan edebiyat işçileri olarak, Temmuz sayısının her sayfasına bu mesuliyetin mührünü vurmaya gayret ettik.
***
Temmuz ayı, yakın tarihimizin en karanlık ama aynı zamanda en parlak direniş destanlarından birine sahne olan 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıldönümü... Edebiyat, hayatın tam ortasından doğar; acıyı, haysiyeti ve direnişi kayda geçirir. 15 Temmuz, sadece siyasî veya askerî bir kalkışmaya karşı verilmiş mücadele değil; bu toprakların ruhuna, diline, inancına ve medeniyet iddialarına kasteden küresel bir kuşatmaya karşı milletin canıyla yazdığı bir istiklâl manifestosudur.
Dil ve Edebiyat olarak inanıyoruz ki; tankların önüne dikilen o sarsılmaz irade ile Türkçenin kalelerini savunan edebî duruş aynı kaynaktan beslenmektedir: İnsanın kalbi ve vatanın haysiyeti. Şehitlerimizin aziz hatırasını rahmetle yâd ederken, meydanlarda tecelli eden o diriliş ruhunu kelimelerin gücüyle geleceğe taşımayı bir namus borcu biliyoruz.
***
Medeniyetimizi ayakta tutan şey, sürekliliktir. Bu sayımızda, o büyük nehrin yatağını açan, edebiyatımızın ve düşünce dünyamızın iki dev çınarını, Yedi Güzel Adam’ın iki asil muhafızını vefat yıldönümlerinde rahmet ve minnetle anıyoruz. Vefatının 18. yıldönümünde, Türk şiirinin gür, destansı ve inanmış sesi olan Erdem Bayazıt’ı zamana meydan okuyan “Bulmak” şiiriyle selâmlıyoruz. O, kelimeleri birer ebabil gibi şer odaklarının üzerine salarken, kalbimize de sarsılmaz bir muştu bırakmıştı.
Edebiyatımızın Gül Yetiştiren Adam’ı, büyük mütefekkir Rasim Özdenören’i de vefatının 7. yıldönümünde kapsamlı bir Özel Bölüm ile dosya konusu yapıyoruz. Yazarın kendi kelimeleriyle “Hayal, İmkânı Aşıyor” diyerek ufuk çizgimizi genişletirken; Özcan Ünlü’nün kaleme aldığı “Rasim Özdenören veya İnsan Kalbinin Medeniyeti” başlıklı inceleme, onun ruh dünyasının derinliklerine ayna tutuyor. Adem Turan, Özdenören’in düşünce dünyamızda açtığı kapıları aralıyor. Merve Kamiloğlu ise Kantçı epistemoloji ve etik ekseninde, yazarın edebî dehasını somutlaştıran o sarsıcı “Ocak” hikâyesini derinlikli bir analize tabi tutuyor.
***
Temmuz sayımızın omurgasını çatarken, estetik ve teorik dengenin kusursuz olmasına gayret ettik. Şiir sayfalarımızda Cumali Ünaldı Hasannebioğlu, Burhan Sakallı, Nurettin Durman, Muhammet Emin Berk, Leyla Şerif, Yavuz Balı ve Rahime Özden’in dizeleriyle ruhumuzu dinlendiriyoruz.
Düşünce, eleştiri ve deneme sayfalarımızda ise tam bir fikri ziyafet var: Hayrettin Taylan, “Şiir ve İmgeyi Anlamlandırma” yazı dizisinin ikinci bölümüyle estetik arayışını sürdürüyor. Ali Bal, Cahit Sıtkı’nın şiirindeki o sarsıcı “ölüm” imgesini varoluşçu bir düzlemde masaya yatırıyor. Ethem Erdoğan ise Ahmet Edip Başaran şiirindeki medeniyet ve imge aurasına odaklanıyor.
Mustafa Uçurum, şiir denemesiyle kelimelerin izini sürüyor. Muhammed Işık, Türk şiirinin alpereni ve hece ustası Abdurrahim Karakoç’un dik duruşunu selâmlarken, Süreyya Aydın ise Kalahari’den Şemsipaşa’ya uzanan iki kelimenin peşinde bizleri bir seyahate çıkarıyor.
***
Bu sayının en heyecan verici duraklarından biri de Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi oldu. Çelik ile “Medeniyet hafızamız Rami’de yaşıyor” diyerek, geçmişin mirasını bugünün ve yarının gençliğiyle nasıl buluşturduğumuzu, yaşayan bir mekân üzerinden konuştuk.
Murat Ertaş’ın “Erzurum’un Millî Marşı” başlıklı makalesi de bu coğrafî ve kültürel hafızayı tahkim eden cinsten…
***
Hikâye sayfalarımız, insan kalbinin lâbirentlerinde dolaşan güçlü kalemlerle bezendi. Ahmet Dumlu, Fahri Akmansoy, Ümit Topçu ve Yusuf Kara; insanı, kaybı, sokağı, vicdanı ve aynayı anlatan titiz metinlerle Temmuz sayımıza destek verdiler.
Kitap tahlili, eleştiri, portre ve sinema sayfalarımızda da duruşumuzu tahkim ediyoruz. Yunus Emre Altıntaş, Melek Demirdöğen ve Suzan Kucur güncel edebiyat verimlerini ve kurmaca dünyasını titizlikle çözümlüyorlar.
Erbay Kücet, “Aşina Çehreler”de Bekir Sıddık Soysal’ı ve sessizliğin estetiğini yazarken; Mehmet Kırtorun yedinci sanatın şaheserlerinden Ingmar Bergman’ın “Yaban Çilekleri” filmi üzerinden kibirli bir zihnin iflasını ve geçmişle düellosunu sayfalarımıza taşıyor.
15 Temmuz’un tanklara göğüs geren o muazzam ruhundan, Erdem Bayazıt ve Rasim Özdenören’in kelimelerle kurduğu o zarif medeniyet köprüsüne uzanan bu Temmuz sayımız, bir hafıza tazeleme ve bir nöbet değişimidir. Kelimelerin haysiyetini koruma kavgamıza omuz veren tüm yazarlarımıza ve bizleri yalnız bırakmayan siz kıymetli okurlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
İyi okumalar dileriz.